Tüm web siteleri aynı görünmeye mi başlıyor?
Aynı sektörden birkaç web sitesine birkaç dakika bakmak, belli bir kalıbı fark etmeye yeter. Büyük bir görsel başta, çarpıcı bir slogan, firmanın avantajlarını gösteren üç ya da dört ikon, "Hakkımızda" bölümü, müşteri yorumları, SSS, iletişim formu ve altbilgi. Renkler, logo ve fotoğraflar değişiyor fakat düzen neredeyse aynı kalıyor.
Bu tesadüf değil.
Tasarımcılar aynı bileşen kütüphanelerini kullanıyor, aynı kaynaklardan ilham alıyor ve giderek daha sık AI tabanlı araçlardan destek alıyor. Sonuç? Siteler estetik, modern ve güncel trendlerle uyumlu; ancak aynı zamanda bir firmayı diğerinden ayırmak giderek zorlaşıyor.
Sorun şu: müşteri sitenin diğerlerine benzemesi nedeniyle satın almaz. Satın alır çünkü sitede kendi ihtiyaçlarına cevap bulur ve bu şirketin sorununu en iyi şekilde çözeceğine ikna olur.
Web sitesi bir sanat eseri değildir
Görünüm elbette önemlidir. İlk izlenim güven oluşturur ve şirketin profesyonelliği algısını etkiler. Ancak estetik asla amaç olmamalıdır.
Web sitesi her şeyden önce bir iş aracıdır.
Satışı desteklemeli, güvenilirlik inşa etmeli, müşterileri eğitmeli, iletişimi kolaylaştırmalı, teklif talepleri üretmeli veya hizmeti hızlandırmalıdır. Bu hedefleri nasıl gerçekleştireceği ise belirli bir şirkete bağlıdır.
Bu nedenle aynı sektörden iki işletme tamamen farklı çözümlere ihtiyaç duyabilir.
Aynı ürün, tamamen farklı strateji
İki çevrimiçi eczane satışı yapan mağaza düşünün.
Teklif çok benzer. Ürünler çoğunlukla aynı üreticilerden geliyor bile. Her iki mağaza da satışlarını artırmak istiyor.
Aynı görünmeli mi? — Hayır.
- İlk marka uzman imajı kuruyor. Müşterileri bilgi, güvenlik ve yüksek kalite arıyor. Site sertifikaları, araştırmaları, ürün içeriklerini, rehberleri ve eğitim içeriklerini öne çıkarmalı. Renk paleti sakin, iletişim nesnel olmalı ve her unsur güveni güçlendirmeli.
- İkinci firma ise cazip fiyatlar ve hızlı satın alımlara odaklanıyor. Burada en önemli olan indirimler, paketler, sadakat programı, ücretsiz kargo veya kampanya bitimine sayan geri sayım sayaçları olacaktır.
Ürünler benzer. İş hedefi de benzer. Ama satış yürütme biçimi tamamen farklı.
Bu her sektör için geçerli
Pencere üreticisi fiyat veya kalite ile avantaj sağlayabilir.
Hukuk bürosu teklifini bireysel müşterilere ya da yalnızca büyük işletmelere yöneltebilir.
Taşıma firması teslimat hızında veya zorlu taşımalar konusunda uzmanlaşarak rekabet edebilir.
Yazılım firması tek seferlik ucuz projeler yapan bir yüklenici olarak mı yoksa yıllarca işin gelişimini destekleyen teknoloji ortağı olarak mı konumlanacağına karar verebilir.
İlk bakışta hepsi benzer işler yapıyor gibi görünüyor. Pratikte her biri tamamen farklı bir şeyi satıyor.
Biri güven satıyor.
Diğeri deneyim.
Başka biri zaman tasarrufu.
Bir diğeri prestij.
İşte bu farklılıklar web sitesinde görünür olmalı.
Neden görsel tasarımla başlamıyoruz?
Bu soru yeni müşterileri sıkça şaşırtır.
Birçok kişi işbirliğinin ilk aşamasında renk seçimi, sayfa düzeni veya grafik ilhamının olacağını bekler. Bizim için tasarım çok daha erken başlar. Önce işi anlamak istiyoruz.
Şunları soruyoruz, örneğin:
- Müşterileriniz kimler?
- Sizi neden tercih ediyorlar?
- Sizi rakiplerinizden ne ayırıyor?
- Satış süreci nasıl işliyor?
- Müşterilerinizin hangi endişeleri var?
- Kullanıcı siteye girdikten sonra ne yapmalı?
- Siteden ayrıldıktan sonra hatırlaması gereken tek şey nedir?
Bu soruların yanıtları ancak bilinçli tasarım yapmayı mümkün kılar.
Çünkü tasarım renkli dikdörtgenler yerleştirmek değildir. İş sorunlarını çözmektir.
Trendler önemli ama en önemli değil
Tasarım dünyası çok hızlı değişiyor.
Yeni stiller, animasyonlar, düzenler ve görsel efektler ortaya çıkıyor. Bazıları gerçekten kullanıcı deneyimini iyileştirir. Ancak modaya körü körüne uymak, şirketin onlarca rakip markaya benzemesine yol açabilir.
Modern bir web sitesi "moda" olmamalı. Etkili olmalı.
Daha basit bir düzen daha fazla teklif talebi getiriyorsa, yükleme süresini yavaşlatan gösterişli bir animasyondan daha iyi bir seçim olur.
Müşteriler hızlı iletişim bekliyorsa, bir görsel efekt bölümünden ziyade form veya telefon numarasını öne çıkarmak daha akıllıcadır.
Tasarım kullanıcı ihtiyaçlarından, geçici trendlerden değil, doğmalıdır.
Rakibi kopyalamıyoruz
Bu ajansların ve yazılım firmalarının sıkça duyduğu en yaygın isteklerden biri: "Bu siteye benzer bir site istiyoruz."
İlham almak gerekli. Sorun, kopyalamanın stratejinin yerini almasıdır.
Eğer rakip bir hata yaptıysa, onu kopyalamak o hatayı iyi bir uygulama haline getirmez.
Her şirketin kendi hikâyesi, kendi müşterileri, farklı güçlü yanları ve satış yürütme biçimi vardır.
Bu yüzden hedefimiz rakiple benzer bir site yaratmak değil; daha etkili bir site yaratmaktır.
İyi tasarım sorularla başlar
Web24 olarak tek bir ideal web sitesi şablonu olduğuna inanmayız. Etkili satış için evrensel bir reçete de yoktur.
Her projeyi bireysel ele alıyoruz çünkü her müşteri işi farklı yürütür. İki şirket aynı ürünü satıyor olsa bile, avantajlarını tamamen farklı değerlere dayandırabilirler.
Biri güven inşa edecek.
Diğeri hızlı teslimat.
Üçüncüsü en yüksek kalite.
Dördüncüsü çekici fiyat.
İşte bu yüzden her birinin farklı bir web sitesine ihtiyacı vardır.
Özet
İyi bir web sitesi şu soruya cevap vermemeli: "Modern siteler nasıl görünür?"
Cevaplamalı: "Şirketimiz iş hedeflerini nasıl daha etkili gerçekleştirebilir?"
Bu yüzden iki aynı site tasarlamıyoruz.
Her zaman orijinal olmaya çalıştığımız için değil; her şirketin farklı olduğunu bildiğimiz için.
Müşteriler, satış biçimi, marka değerleri ve iş hedefleri farklıysa, bu şirketin gelişimini destekleyecek aracın da bireysel tasarlanması gerekir.
Çünkü iyi bir web sitesi rakibin kopyası değildir. Markasının iş stratejisinin bir yansımasıdır.
