Tüm şirketi harekete geçiren tek bir düğme
Çoğu kullanıcı, „Gönder” düğmesine tıkladıktan sonra neler olduğunu hiç merak etmez. İletişim formunu doldururlar, bültene kaydolurlar veya bir teklif talebi gönderirler ve birkaç saniye sonra şu mesajı görürler: „Mesajınız için teşekkürler.” Onların perspektifinden süreç tam olarak burada sona ermiştir.
Gerçekteyse bu sadece başlangıcıdır.
Modern bir bilgi sisteminde tek bir düğmeye tıklamak, satış, müşteri hizmetleri ve tüm organizasyonun işleyişi üzerinde büyük etkisi olan bir dizi iş sürecini başlatmak demektir. Bu yüzden deneyimli geliştiriciler sıklıkla şakayla karışık derler ki müşteri bir düğme görür, onlar ise arkada onlarca entegrasyon, yüzlerce senaryo ve satırlarca kod görürler.
İletişim formu çoktan bir form olmaktan çıktı
Onlarca yıl önce iletişim formunun görevi çok basitti — bir e-posta göndermek. Eğer mesaj gelen kutusuna ulaşıyorsa, her şeyin düzgün çalıştığı kabul edilebilirdi.
Bugün böyle bir yaklaşım büyük bir potansiyel israfı olurdu.
Modern bir form artık sadece bir mesaj göndermek için kullanılmaz. Satış sürecinin başlangıcıdır ve aynı zamanda şirketin yeni bir müşteriyle çalışmaya başlama yeridir. Kullanıcının girdiği veriler otomatik olarak ilgili sistemlere gitmeli, sonraki eylemleri tetiklemeli ve müşterinin takibinde rol alacak herkese bilgi sağlamalıdır.
Form gönderildikten sonra tek sonuç e-posta ise, organizasyon mevcut teknolojilerin sunduğu olanakların sadece küçük bir kısmını kullanıyor demektir.
Gerçekte „Gönder”e tıklanınca neler oluyor?
Üretim makineleri satan bir şirket hayal edelim. Potansiyel bir müşteri teklif hazırlanması için iletişim formunu dolduruyor.
İlk bakışta önemli bir şey olmamış gibi görünebilir. Oysa iyi tasarlanmış bir sistem birkaç saniye içinde onlarca farklı işlemi gerçekleştirebilir.
Önce gönderilen verilerin doğruluğu ve formu spamden koruyan güvenlik kontrolleri yapılır. Ardından başvuru veritabanına kaydedilir ve otomatik olarak CRM sistemine iletilir; burada yeni bir satış adayı (lead) oluşturulur.
Şirket bir ERP sistemi kullanıyorsa, sistem müşterinin daha önce şirketle çalışıp çalışmadığını anında kontrol edebilir. Sipariş geçmişi, geçerli indirimler, kredi limitleri veya önceki ticari anlaşmalar doğrulanabilir.
Aynı zamanda müşteriye başvurunun alındığını onaylayan bir mesaj gider, satış temsilcisine yeni bir talep bildirimi düşer ve pazarlama otomasyonu daha önce hazırlanmış iletişim yolunu başlatır. Sistem analitik araçlara veri kaydeder; böylece şirket daha sonra reklam kampanyasının ve müşteri edinme kaynaklarının etkinliğini değerlendirebilir.
Tüm bu süreç yalnızca birkaç saniye sürer.
CRM, ERP ve pazarlama otomasyonu - entegrasyonlar neden önemli?
Günümüz sistemlerinin en büyük değeri artık tekil uygulamalar değil, onların birlikte çalışma yeteneğidir.
CRM, satış ekiplerinin yeni talepleri anında görmesini, bunları uygun kişiye atamasını ve satış sürecini başlatmasını sağlar. ERP, müşteriyle iş geçmişi, stok durumları veya siparişin gerçekleştirilebilirliği hakkında bilgi verir. Pazarlama otomasyonu ise satış temsilcisi ilk telefonu dahi etmeden önce müşteriye iletişim başlatabilir.
Böylece her departman ihtiyaç duyduğu bilgileri tam olarak alır; verilerin sistemler arasında elle yeniden yazılmasına gerek kalmaz.
İşte en büyük zaman tasarrufları burada ortaya çıkar.
Yapay zeka giderek daha fazla devreye giriyor
Kısa bir süre önce YZ (AI) çoğunlukla sohbet botlarıyla ilişkilendiriliyordu. Bugün rolü çok daha geniş.
Form gönderildiği anda yapay zeka modelleri lead kalitesini değerlendirebilir, mesajın konusunu tanıyabilir, başvuruyu sınıflandırabilir, önceliğini belirleyebilir, sorumlu satış temsilcisini önerebilir ve geçmiş verilere dayanarak satışın kapanma olasılığını bile tahmin edebilir.
Pratikte bu, insanın her mesajı baştan okumaya başlamadan önce sistemin hazırladığı hazır analizle işe başlaması demektir.
Bu, satış temsilcisinin yerini almaz.
Ancak onun çok daha etkili çalışmasını sağlar.
Tek bir düğme satışın kaderini belirleyebilir
Formu web sitesine teknik bir eklenti gibi görmek en büyük hatadır.
Oysa o tüm iş sürecinin en önemli öğelerinden biridir.
Veriler uygun sistemlere ulaşmazsa, satış temsilcisi bildirimi zamanında almaz veya pazarlama sonraki iletişimi başlatmazsa şirket potansiyel bir müşteriyi çok kolay kaybedebilir.
Bu yüzden formların tasarımı üzerinde düşünme, üzerinde kaç alan olması gerektiği sorusuyla başlamaz.
Bunun yerine şu soruyla başlar: "Gönder" düğmesine tıklandıktan sonra tam olarak ne olması gerekiyor?
İşte bu sorunun cevabı tüm satış sürecinin kalitesini belirler.



